| | Create free blog ( Türkçe , Русский , Deutsch , Español )

Bayanlara Özel moda Dünyası,vucut,sac,ve Cilt Bakımı, Güzellik, Diyet, Makyaj, Moda,zayıflama,yemek tarifleri,

bayan giyim,spor giyim,takı ,model,kozmetik,tasarım, Güzellik, Diyet, Makyaj, Moda, Evlilik, kadın hastalıkları, kadın doğum, güzel kadın, kadın giyim,cilt bakımı, abiye, damatlık, hüsniye moda, gelinlik, aksesuarları, gelinlik abiye toptan, gelinlik siteleri, kozmetik, Moda haberleri, moda türkiye, moda turkey, moda turkiye, Moda, Güzellik, Kadın Sağlığı, Parfüm, Estetik, Diyet, Makyaj, giyim, bayan giyim, erkek giyim ,kadın, giyim kadın, iç giyim ,mango giyim ,nişanlık modelleri, sırt dekolteli abiye modeli ,Dantel Sehpa Örtüsü, Hamile Elbiseleri,Hamile Kıyafetleri, MAC 'dan yeni model makyaj malzemeleri,İtalyan Gelinlik modelleri, Tanım, çocuk ve bebek sağlığı,ağız ve diş sağlığı,bel ve boyun fıtığı,fizik,uzun saç modeli, erkek saç modeli, modelleri, abiye topuz modeli,modelleri, gelin

5 "tırnak" etiketi kullanan gönderi "tırnak" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

CİLT BAKIMI

 
vücut tipleri ve vücut şekilleri

Kimimizin cildi kurudur, bazılarımızın yağlı, büyük çoğunluğumuzun karmadır. Tabii bu sıfatlar alnımızda yazmaz. Ayrıca bu cilt tipleri her zaman tek bir özellik içinde sınırlı kalmaz.

Biz bunları zorunlu olarak böyle sınıflasak da, gerçek hayatta biraz daha karmaşık, anlaşılması daha güç ciltlerle karşılaşırız. Cildimize bakmak, korumak, geliştirebilmek için onu iyi tanımalıyız. Biliyorsunuz, cilt bakım ürünleri hiç de ucuz değildir. Bu bizim zaafımız, hepimiz razı geliyoruz. Her birimiz kendi gücümüz oranında ciddi bir bütçeyi bu ürünlere ayırıyoruz. Ama doğru seçim yapmamışsak, pek yararını göremiyoruz. Üstelik faydası bir yana, bize zararlı bile olabiliyor. Cildimizin güzelleşmesini beklerken, yepyeni sorunlarla karşılaşmamıza yol açabiliyorlar. Cilt tipimiz genellikle kalıtsaldır. Buna rağmen zamanla değişebilir. Güneş, çevre kirliliği, kapalı mekanlarda yaşamak, kaloriferlerin havayı kurutması, sağlıksız beslenme, yanlış sabunlar, kalitesiz veya yanlış bakım ve makyaj ürünleri, en güzel, en normal cildin bile bozulmasına yol açabilir.

Cilt tipi zamanla değişebilir

Günlük bakım ürünlerinizi ve makyaj malzemelerinizi seçerken dikkatli olun. Cildin değişkenliğini ve hassasiyetini dikkate alın. En iyisi, ürünleri tek tek alın ve cildinize iyi gelip gelmediğine hemen karar vermeyin. En kaliteli kremleri kullandığınızı düşünürken, bir bakarsınız ki, cildiniz tepki göstermeye başlamış! Kuşkusuz bu değişimleri, tepkileri, etkileri en iyi kendiniz takip edebilirsiniz. Bugünkü yazımda, cildinizi anlamanız ve ona daha iyi bakmanız için bazı temel bilgiler vermeye çalışacağım. fondötenleri tercih edin.

Kuru Cilt

Özellikleri: Kuru ciltte yağ ve ter salgılaması son derece sınırlıdır. Böyle ciltler, yıkandıktan sonra gerilir, kolayca kızarır. Kırışmaya çok müsaittir. Özellikle göz çevresi erken yaşta kırışır. Cilt yüzeyindeki aşırı kuruluk, cildi bakterilere karşı koruyan asit mantonun dengesini bozar. Bu nedenle, kuru ciltler çok hassas olur. Kalıtımdan başka, hormonal sorunlar, özellikle menapoz ve guatr hastalığı, cildin kurumasından sorumlu olabilir. Bunların yanı sıra, güneşlenme merakı, yeteri kadar su içilmemesi, aşırı soğuk ve sıcak hava, hatalı bakım ürünleri de cildin kurumasına yol açar.

Bakımı: Uygun bir nemlendirici ve gece kremleri, kuru ciltleri rahatlatır, besler ve dengeler. Bu tip ciltlerde yüzde 15-30 oranında yağlı kremler kullanılabilir. Özellikle hayvansal ya da bitkisel yağlar içeren, mineral veya kollajen benzeri ürünler, C-E vitaminleri, Qenzim-10, östrojen, soya yağı ve yeşil çay katkılı nemlendiriciler, kuru ciltleri çok rahatlatır. Öte yandan bol su içilmesi ve sert temizleyicilerden, sabun ve şampuanlardan sakınılması gerekir. Makyaj yaparken cildinizi daha fazla kurutmamak için yağ veya su bazlı fondötenleri tercih edin.

Yağlı Cilt

Özellikleri: Hem soluk, hem de parlak görünürler. Geniş gözenekleri, siyah noktaları ve benekleri ile sivilce oluşumuna müsaittirler.

Bakımı: Yağlı ciltle baş etmek zordur. Bu konuda yapılan en büyük yanlış, yağlı ve akneli ciltleri nemsiz bırakmaktır. Oysa bu tip ciltlerin yağını dengelerken, nemini korumak çok önemlidir. Güneş ise cildinizi kurutmaktan başka işe yaramaz. Akneli dönemlerde cildinizde kalıcı lekeler bırakabilir. En iyi dostunuz sprey şeklindeki yağsız güneşten koruyuculardır. Sabun yerine temizleme losyonlarını kullanabilirsiniz. Sabunlar risklidir. Sabundan vazgeçemiyorsanız aşırıya kaçmayın, ılık su kullanın ve cildinizi izleyin. Kuruma başlarsa üründen vazgeçin. Yağsız (oil-free) ürünlerde nem çekici ve koruyucu maddeler bulunur. Yağ oranını dengeleyen (oil-control) ürünlerde ise pudra, kil veya polimer bulunur. Bunlar cildin fazla yağını emer.

Karma Cilt

Özellikleri: En sık rastlanan cilt tipibudur. Çoğu insanın cildi, karma cilde yakındır.İsminden de anlaşılacağı gibi yağlı ve kuru cildinkarışımıdır. 'T' bölgesi; yani alın, burun ve çenebölgesi yağlı, göz çevresi ve yanaklar ise kurudur.

Bakımı: Karma ciltler için uygun bakımürünlerini bulmak zordur. Dengesi çabukbozulur. Örneğin, ağır bir nemlendiricikullanıldığında cilt hemen sivilcelenir. Tahrişedici bir temizleyici kullanılırsa, yanaklardapullanma başlar. En doğru çözüm, yağlı ve kuru bölgeler için ayrı ürünler kullanmaktır.

Banyoda inci taneleri sayesinde güzelliğinize tekrar kavuşacaksınız! Uygulaması kolay olan bu yeni aromaterapi yöntemi sayesinde günlük stresinizden kurtulabileceksiniz. Banyolarınızın yeni trendi; banyo incileri...

Stresli ve yorgun bir günün sonrasında yapılan güzel bir banyo günün yorgunluğunu atmanın tek yolu. Eskiden bir vücut şampuanı ile geçiştirdiğimiz hijyen ve rahatlama ihtiyacı şimdi banyo incileriyle hem banyo yapıp hem de kendi kendinize aromaterapi uygulamanızı sağlıyor.

Kolay uygulanabilen bu doğal aromaterapi yöntemi, yorucu bir günün sonunda stresten kurtulmanızı sağlıyor. İçerisinde bulunan hoş kokulu doğal yağ özleriyle rahatlamanızı sağlayan bu ürünler şimdi banyoların yeni trendi. Misket şeklindeki bir ya da iki kapsülün küvet suyunun içine atılmasıyla kullanılan banyo incileri vücudu nemlendirme özelliğine de sahip. Misket şeklindeki kapsüllerde oluşan banyo incilerini aynı zamanda güzel bir banyo sonrası tüm vücudunuza krem gibi sürerek de kullanabilirsiniz.

Kokusu uzun süre etkili olan banyo incileri, doğal meyve ve bitki özlerinden oluşuyor. Hindistan cevizi, yulaf sütü, şeftali, kayısı, böğürtlen, frambuaz, mandalina, tutku meyvesi, vanilya, incir, fıstık, kakao, domates, yeşil elma, sedir ağacı gibi birçok seçenekte sunulan banyo incileri günlük hijyen ihtiyacını karşılıyor.

Doğal bir aromaterapi yöntemi olan bu ürünler hoş kokuları ile ruhsal bir rahatlama sağlıyor. Aynı zamanda banyonuzda renkli bir aksesuar olarak da kullanabileceğiniz bu ürünler vücut bakımına ve banyosuna önem veren birçok kadının gözdesi.

Goz Kalemi ve Eyeliner Kullanimi

Tyra Bank

 

GÖZ KALEMİ VE EYELİNER NASIL KULLANILIR

 Eyeliner ve göz kalemi kullanmadan önce bilmeniz gereken en önemli şey, her iki malzemenin de mümkün olduğunca ince çizgilerle çizilmesinin gözü daha güzel göstereceğidir.

 Göz kapaklarınızın üstüne eyeliner sürmek hem bakışınıza derinlik katar, hem de kirpiklerinizin daha uzun ve gür görünmesini sağlar. Düzgün eyeliner çekebilmek mükemmel sonuçlar doğuran bir beceridir ve becerinin sırrı eyeliner'i ince çekmektir.

Göz kalemleri kullanması en kolay üründür. Kusursuz bir uygulama için kaleminizin ucunu daima iyi açın. Sıvı eyeliner ise biraz daha maharet ister. Eyeliner kirpiklere yakın uygulanmalıdır ve uygulama için elinizin titrememesi gerekir. Başarılı bir sonuç için, en rahat sürdüğünüz eyeliner'i seçin ve unutmayın, ne kadar sık kullanırsanız o kadar beceri kazanırsınız.

 Beyaz tenli kadınlar yumuşak kahverengi ya da gri tonlarını tercih etmelidirler. Gece ise, göze sürülen fara uyan renkli bir kalem tercih edilmelidir.

Siyah göz kalemi, siyah saçlı, esmer tenli bayanlar için çok uygundur. Esmerler dışındaki bayanlarda bu renkte bir göz kalemi ve eyeliner çok koyu sayılabilir.

Eyeliner'ı çok ince uçlu bir fırçayla sürmek güzel bir görüntü oluşturacaktır. Eğer eyeliner sürmeyi bir türlü beceremiyorsanız işte size bir öneri.

 Mümkün olduğunca aşağıya doğru bakın ve elinizle gerdiğiniz üst gözkapağınızdaki kirpiklerin dibine mümkün olduğunca yakın bir çizgi çekin.

Bu çizgi göz kuyruğunda sona ermeli, dışa doğru uzamamalıdır. Alt gözkapağına kesin bir çizgi çizmek istemiyorsanız, buraya eyeliner'la yanyana noktalar yapın veya eğrilemesine kısa kısa çizgiler çizin.

 Bazen gözün üst kapağındaki kirpiklerin altına çizgi çizilmesi de hoş bir görünüm kazandırır. Bunun da yine ince ve düzgün olmasına dikkat edin.

Evde Tasarruf Yöntemleri



Evde Tasarruf Yöntemleri



Zaman ekonomi zamanı, ev işlerinde de dikkatli olmalısınız...

Zaman ekonomi zamanı olduğuna göre her şeyde olduğu gibi ev işlerinde de dikkatli olmalı ve tasarruf yapmanın püf noktalarını göz önünde tutmalısınız.

Geçim zorlukları nedeniyle özel ihtiyaçlarınızdan kısıyor olabilirsiniz fakat bunun yeterli olmadığını düşünüyorsanız ev işlerinde de tasarruf yapmanın yollarını bilmelisiniz. Böylece hem aile bütçesine katkıda bulunur hem de para biriktirme şansı yakalayabilirsiniz.


Bulaşık makineleri

- Bulaşıkları, bulaşık makinesine koymadan önce soğuk suda çalkalayın.

- Makineyi yarı dolu veya aşırı dolu şekilde kesinlikle çalıştırmayın.

- Yaz aylarında ısıyı ve nemi azaltmak için sabah veya akşam saatlerinde yıkama yapın. Bulaşıklar için maksimum 60 derece su sıcaklığı yeterlidir.

- Makine çalışırken mümkünse banyo ve mutfakta aşırı su kullanmayın.


Çamaşır makineleri

- Çamaşır makinelerini tam doluyken çalıştırın.

- Çamaşırları yıkarken sıcak su yerine ılık su kullanın. Elektrik enerjisinin yüzde 90'ı suyu ısıtmada harcanır. 30-40 derece su sıcaklığı, çamaşır için en uygun sıcaklıktır.

- Çamaşırlar için doğru programı seçin. Çamaşırları aşırı kurutmayın. Fazla harcanan enerjinin yanında aşırı kurutma elbiseyi tüylendirir ve yıpratır.

- Aşırı köpüren deterjan kullanmayın. Az veya fazla miktarda deterjan kullanımı verimsiz temizleme demektir.

- Her yıkamadan sonra kurutucudaki filtreyi temizleyin.

- Soğuk suda temizleme yapan deterjanlar kullanın.


Buzdolabı ve derin dondurucular

- Dolabınızı, soba, radyatör, bulaşık makinesi ve ocak gibi ısıtıcı kaynaklardan uzak yerlere yerleştirin böylece enerji tüketiminizi yüzde 10-15 oranında azaltabilirsiniz.

- Buzdolabının sıcaklığını +5 derecede, derin dondurucunun sıcaklığının ise -18 derecede tutmak gereklidir çünkü daha düşük sıcaklık enerji israfıdır.

- Yemeklerinizi dolaba koymadan önce oda sıcaklığında soğutun. Buzdolabının kapılarının hava sızdırmaz olmasına dikkat edin. Sızdırmazlık kontrolü için beyaz temiz bir kâğıdı, kapı contası ile dolap kabinesi arasına koyun ve kapatın. Eğer kâğıt çok kolayca çekilebiliyorsa, buzdolabınız veya derin dondurucunuz hava alıyor demektir.

- Derin dondurucuda buz kalınlığının 7 milimetreden fazla olmasına müsaade etmeyin. Dolabın altında veya arkasında bulunan bobinleri yılda iki defa temizleyin. Temizlemediğiniz zaman, yüzde 25 daha az fazla enerji tüketerek ancak uygun sıcaklığı elde edebilirsiniz.

- Buzdolabını evinizin en sıcak yerine koyarsanız toplam enerji tüketiminiz yüzde 25 artar. Derin dondurucudan alacağınız bir kase buz parçasını dolabınızın ortasına koyun. Böylece 3-4 gün süre ile yüzde 5 daha az enerji harcarsınız.

- Buzluktan çıkardığınız yiyeceği dolapta eritin, bu durum dolabınızın daha az enerji harcamasını sağlar.


Ütü

- Ütü alırken kurutucu gücü düşük, buhar kapasitesi yüksek olanları seçmek daha az enerji tüketmenizi sağlayacaktır.

- Ütü yapmadan önce çamaşırlarınızı düzgün şekilde askıya asın. Bu çamaşırlarınızı ütülerken daha az enerji harcamanızı sağlar.

- Çamaşırların nemli olarak ütüleyin, buhar ve termostatlı ütülerin kullanılması enerji tasarrufu açısından önemlidir.

- Ütüleme işinin bitimine yakın ütüyü prizden çekin ve son parçayı ütünün içinde kalan ısıyla bitirin.

- Ütüleme işini, ütüyü yeniden ısıtmak gerekmeyecek şekilde yapmayı planlayın.


Saç kurutma makinesi

- Saçlarınızı havlu ile iyice kuruladıktan sonra saç kurutma makinesi kullanın. Böylece daha az enerji harcarsınız.

- Unutmayın, saç kurutma makinesinin10 dakika çalışması 60 watt'lık bir lambanın 3 saat yanmasına eşdeğer elektrik tüketir.


Ocak, fırın ve yemek pişiriciler

- Yemek pişirirken düdüklü tencere kullanın. Bu yolla hem enerji tasarrufu sağlayacak hem de yiyeceklerinizin besin değerini korumuş olacaksınız.

- Yemeklerinizi ocakta pişirmeyi tercih edin. Ocaklarda yemek pişirmek, fırında yemek pişirmekten daha ekonomiktir.

- Tencerede pişirdiğiniz yiyecekler kaynama sıcaklığına ulaştığında, ocağın alev ayar düğmesini en kısık pozisyona getirin, yüksek ateşte kaynama yiyeceğin pişmesini hızlandırmaz.

- Pişirme işlerinde alt kısmı düz olan tencere ve tava kullanın. Bu, ısınma süresini kısaltır.

- Büyük bir ateşin üstüne küçük kap koymayın. Aksi durumda enerji kaybına neden olursunuz. Ayrıca kabın altının temiz olmasına dikkat edin.

- Yiyeceklerinizi ağzı açık kaplarda pişirmeyin. Kapalı kaplar içinde yemek daha çabuk pişer, dolayısıyla daha az enerji harcanmış olur. Kapaksız kapla yemek pişirirken 3 kat daha fazla enerji tüketirsiniz.

- Fırında, bir yerine birden fazla yemek pişirmeye çalışın. Düşük sıcaklıkta pişeni diğerlerinden önce çıkarıp, fırının sıcaklığını düşürüp, yükseltmeden daha az enerji harcayın.

- Fırınınızda gerekli olmadığı durumlarda ön ısıtma yapmayın. Ön ısıtma yapmanız gerekiyorsa 10 dakikayı geçirmeyin.

- Mikrodalga fırınlar da pişirme ve ısıtma süreleri çok kısadır (pişirme 10-15 dakika, ısıtma 2-3 dakika). Klasik fırına göre yaklaşık yüzde 50-60 daha az enerji tüketerek önemli ölçüde enerji tasarrufu sağlarlar.

- Yiyecekleri küçük parçalara bölerek pişirin veya ısıtın. Bu, pişirme sürenizi kısaltacaktır.

- Yemekleri pişirirken çok fazla su kullanmayın. Yemeğin üstünü kaplayacak kadar su yeterlidir. Fazla miktarda su kullanmanız daha fazla enerji harcamanıza neden olur.

- Donmuş bir yiyeceği fırında pişirmeden önce çözülmesini sağlayın.

- Tüketeceğiniz miktarda yemek pişirin. Alım gücü düşüyor, gelir dağılımı bozuluyor.

Evliliğin Anahtarı Seks





Mutlu evliliğin anahtarı sağlıklı bir cinsel hayata sahip olmaktan geçiyor, ancak sihirli kelime "anlayış"ı göz ardı etmemek kaydıyla...

Uzun ve sağlıklı bir evlilikte cinsel yaşamın rolü nedir? Sağlıklı bir evlilik için beklentilerinizin gerçekçi olması gerekir. Genellikle evliliklerden büyük beklentiler vardır. Eğer evlilik içindeki gerçeklikler bu beklentilerle uyuşmazsa, eşlerden biri veya her ikisi hata yaptığını düşünebilir.

İyi bir evlilik romantik mi olmalı?
Bütün ilişkilerin inişleri ve çıkışları olabilir. Bazen evlilikteki zorluklar romantik duyguların üzerini örtebilir. Bütün çiftlerin aşkı hissettikleri ve hissetmedikleri zamanlar vardır. Ama aşkı hissetmemek, onun orada olmadığı anlamına gelmez. Evlenilen kişinin bir başkasını mutlu etmek için ne gücü, ne de yeteneği yeterli olur. Mutluluk kişinin içinden gelir. Evlilik ilişkisinin, kişinin mutluluğu ve kendisini iyi hissetmesi için yardımcı ya da destekleyici rolü bulunur, ancak mutluluğun esas kaynağı değildir.

Sevgi bütün sorunların üstesinden gelebilir mi?
Evliliğin daima ilgiye ihtiyacı vardır. Eşler birbirlerinin ihtiyaçlarına ve beklentilerine tutarlı bir şekilde yaklaşır ve ilişki içerisindeki değişikliklere adapte olabilirlerse, o zaman aşk ve sevgi süreklilik kazanır ve sorunlar daha kolay aşılır. Daha sağlıklı bir cinsel birliktelik de o zaman ortaya çıkar. Bir eşin ne kadar zeki veya güçlü kişisel özellikleri olursa olsun, eşinin beyninden geçenleri okuyabilmek gibi bir yeteneği olamaz. Duygusal, fiziksel, sosyal ve finansal ihtiyaç ve beklentilerin açık bir şekilde sözel olarak iletilmesi gerekir.

Evlilikteki çatışmalar sevginin az olduğunu mu gösterir?
Evlilikte çatışmalar ve kargaşalar kaçınılmazdır, ancak bu çatışmalar evliliğe zarar vermek zorunda değil. Eşlerin geçmişlerine, büyüdükleri ortamlara ve yaşadıkları olaylara bağlı olarak farklı görüş açıları ve farklı duyguları olabilir. Ancak bu farklılıklar bir eşin doğru, diğerinin yanlış olduğu anlamına gelmez. Sadece eşlerin birbirinden farklı düşünce ve duygulara sahip oldukları anlamına gelir. Çatışmalar, eğer uygun bir şekilde çözülürse, ilişki için sağlıklı bile olabilir. Çünkü eşler birbirlerinden yeni fikirler ve yeni bakış açıları öğrenebilir. Önemli olan; iki farklı insanın uyum içinde birlikte yaşayabilmesi.

Horluyor Diye Sakın Yatağınızı Ayırmayın!



Horluyor Diye Sakın Yatağınızı Ayırmayın!

Basit bir uyku sorunu olarak görülen ve çoğu zaman ihmal edilen horlama, cinsel hayata darbe vuruyor. Çiftlerin horlama nedeniyle yataklarını ayırması; cinsel isteksizliğe, erkeklerde ise iktidarsızlığa bile neden olabiliyor

Boşanma nedenleri arasında son zamanlarda oranı giderek artan horlama; pek çok çiftin kabus dolu geceler yaşamasına yol açıyor. Bosphorus İnternational Kulak Burun Boğaz Uzmanı Dr. Fuat Güder, horlamanın en büyük darbeyi çiftlerin cinsel hayatına indirdiğini söylüyor.

"Horlayan ve uyku apnesi olan hastalarda cinsel istekte ve fonksiyonda azalmalar oluşuyor" diyen Güder, şöyle devam ediyor: "Horlama ve uykuda nefes durması olan uyku apnesi testesteron seviyesini düşürüp, cinsel istekte yüzde 25 azalmaya neden oluyor. Yapılan araştırmalarda, horlama sorunu yaşayanların yüzde 25'inin nadiren cinsel ilişkiye girdikleri belirlendi. Bu nedenle horlamanın oluşturduğu gürültü ve cinsel isteklerdeki azalma, evliliklerde boşanmalara kadar giden sonuçlar doğuruyor."

PARTNERİNİZE KIRICI OLMAYIN
Horlama nedeniyle sorun yaşayan çiftlerin en çok yaptıkları hatanın ise tedaviye başlamak yerine yataklarını ayırmak olduğunu anlatan Dr. Güder, "Bu da erkekleri iktidarsızlığa kadar sürüklüyor" diyor. Horlamanın ciddi bir hastalık olduğunu vurgulayan Güder, çiftleri uyarıyor: "Partnerler birbirlerine yaklaşırken horlamanın kesinlikle bir hastalık olduğunu unutmamalıdır. Horlayan hastayı, özellikle uyku apnesi varsa, ikna etmek zor olabilir. Bu yüzden kırıcı olunmamalıdır."

ESTETİK BİR SORUN DEĞİL
Kişilerin günlük hayatını sabah dinlenmeden kalkma, baş ağrısı ve huzursuz uyuma problemleriyle çekilmez hale getiren horlama, aslında birçok hastalığa da zemin hazırlıyor: Hipertansiyon, çarpıntı, sinirlilik, gece uyunamadığı için gündüzleri uyuya kalma, vücudun dinlememesi, dikkat eksikliği ve kronik yorgunluk...

Türkiye'de 35 yaş üzeri erkeklerin yüzde 30'dan fazlasının aralıklı veya sürekli horlama sorunu yaşadığını belirten Dr. Fuat Güder, kadınlarda da yaşlılıkla başlayan hormonal değişimler sonrasında horlamanın gözlendiğine dikkat çekiyor. "Horlama kesinlikle estetik bir sorun değil, ciddi bir hastalıktır" diyen Dr. Güder, tedavi süreciyle ilgili şu bilgileri veriyor: "Detaylı bir Kulak Burun Boğaz (KBB) muayenesinden sonra, hasta objektif bir değerlendirme için uyku testine alınır. Uyku laboratuvarında yapılan uyku testi sonucunda cerrahi bir müdahale gerekiyorsa kombine bir tedavi yaklaşımı uygulanır. Sırtüstü yatmama, başın yükseltilmesi, alkol alıp yatmama, yemekten en az iki saat sonra yatma ve kilo verme gibi tavsiyelerde bulunuyoruz."

RADYOFREKANSLI ÇÖZÜM
Horlamanın cerrahi tedavisinde klasik anlayışın dışında kombine bir tedavi yaklaşımı uygulanması gerektiğini ifade eden Dr. Güder, 'radyofrekans yöntemi'nin hayli başarılı sonuçlandığını kaydediyor: "Yapılan muayene ve tetkikler sonucunda sarkık ve ince yapılı yumuşak damak horlamaya sebep oluyorsa, radyofrekans yöntemi tercih edilir. Çoğunlukla lokal anestezi ile uygulanan bu işlemde; yumuşak damağın gerginleştirilmek istenen bölgelerine özel bir cihaz ile radyo dalgaları uygulanır. Radyo dalgalarının yumuşak damak dokusu içinde oluşturduğu etki, zamanla damağın gerginleşmesini sağlar. Hasta yarı oturur pozisyonda iken yapılan işlem yaklaşık 5 dakika sürer. Her uygulamada tedavi etkisinin ortaya çıkması için 6 hafta geçmesi gerekir ve çoğunlukla 2 ay aralıklarla olmak üzere 2 veya 3 defa uygulama gerekir. Uygulamalardan sonra birkaç gün süreyle hafif dereceli ağrı hissedilebilir. Küçük dile ait problemlerde de radyofrekans yöntemiyle küçük dili küçültme işlemi yapılabiliyor. Dil köküne ait problemlerde ise dil kökünü öne çekici ameliyatlar gerçekleştirilebilir."
kadın diyet,Kadın Hayat, Güzellik, Moda, Magazin, Diyet, Makyaj, Sağlık, Evliliki, Kadın Sağlığı, Mutfak, Bebek, Doğum, Yemek Tarifleri, sağlığı,astroloji,makyaj,güzellik,cinsellik,moda,magazin,ev dekor,aşk,evlilik,stil,kadın olmak,cilt bakımı, gelinlik modelleri, abiye, damatlık, hüsniye moda, gelinlik, ve gelin aksesuarları, gelinlik abiye toptan, Parfüm, Estetik, Diyet, Makyaj, yaz Modası, giyim, bayan,erkek giyim ,rap giyim ,sarar giyim ,tekstil giyim ,tesettur giyim, ucuz giyim ,çocuk giyimi,cilt,saç,tırnak,bakımı, Ergenlik, Ergenlik Dönemi,